RISUSOdalarRISUS
risus

Room Reservation

 
 
 
-

Hotel & Fly Reservation

 
 
 
 
-

KONUMUMUZ

Geri

2006 yılında açılmış olan Risus Hotel, 2011 yılında köklü renovasyon çalışması sonrası misafirlerine, tamamen yenilenmiş tesisinde hizmet vermektedir.

Risus Hotel özellikle çocuklu aileler için tasarlanmış bir oteldir.
*Denize 1 km, *Manavgat'a 6 km ve *Antalya havaalanına 65 km uzaklıktadır.

SİDE

Side Türkiye'nin güneyindeki turizm şehri Antalya iline bağlı Manavgat ilçesinin, Akdeniz kıyısına kurulu antik dokulu bir beldesidir. "Side" adı eski Anadolu dilinde "Nar" anlamına gelmektedir. "Nar" anlamına gelen "Side" adı, Anadolu'nun en eski halkının dili olan Luvice'den gelir. Nar, Anadolu'nun ana tanrıçasının simgesidir. Anadolunun en eski yerleşim birimlerinden biri olan Side'nin M.Ö. 7. yüzyıldan önce kurulduğu da söylenmektedir.

Günümüzde Batı ve Doğu kültürleri arasında bir köprü görevi üstlenen Anadolu, insan uygarlığının başlangıç noktalarından biridir. Side Antik Kenti, Anadolu'nun en eski yerleşimlerinden biridir. Antik Çağ coğrafyacılarından Strabon'a göre Side, Batı Anadolu kentlerinden Kyme'nin kolonilerinden biridir. Side, M.S. 2. yüzyıla kadar kullanılmış özgün bir dile ve yazıya sahipti. Antik kent kazılarında ele geçen üç adet Side dilinde yazıt bugün Side Müzesinde sergilenmektedir.

Side M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısında Lidyalıların, M.Ö. 547-546'da da Perslerin egemenliğine girmiştir. Pers yönetiminde gelişen kent, M.Ö. 334'te Büyük İskender'e teslim olmuştur. Büyük İskender'in ölümünden sonra, Helenistik krallıkların egemen olduğu kent, M.Ö. 2. yüzyılda güçlü savaş ve ticaret filoları sayesinde en parlak dönemini yaşamış, imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilmiştir. M.Ö. 78'den sonra Roma İmparatorluğu hâkimiyetine giren Side, M.S. 2. ve 3. yüzyıllarda bölgenin ticaret merkezi olmuş, özellikle Romalıların köle ticaretinin sağladığı refahı yaşamıştır. Bu devre kadar başta Athena ve Apollo olmak üzere Afrodit, Ares, Diyonisos, Hermes gibi birçok tanrıya tapınan Sideliler, M.S. 4. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlaşmaya başlamışlardır.

M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren sürekli olarak özgün Side parasını basan, M.S. 2. yüzyıla dek özgün Side dilini ve yazısını muhafaza etmeyi başaran bu zengin kent, M.S. 4. yüzyıldan itibaren dağlardan gelen işgalci akınlarla zayıflamıştır. M.S 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Side, M.S. 5. yüzyılda yeniden canlanmış ve Pamfilya Metropolisi (Piskoposluk Merkezi) haline gelmiştir. Bu gelişim ise 7. ve 9. yüzyıllar arasında Arap akınlarıyla son bulmuştur. Rodos, Venedik, Ceneviz korsanlarının talanları ve Kıbrıs kralları tarafından ve Haçlı Seferleri sırasındaki yağmalar, yangın ve doğal afetler 12. yüzyıla gelindiğinde Side'nin tamamen terk edilmesine yol açmış, yerli halk Antalya'ya göç etmiştir.

Side'de yapılan kazılar sırasında, büyük bir yangının ve çok sayıda depremin izlerine rastlanmıştır. 12. yüzyılda Arap Coğrafyacı İdrisi, Side'yi ölü bir kent olarak göstermekte ve "Yanık Antalya" olarak tanımlamaktadır. 12. yüzyıldan itibaren Selçuklu egemenliğine giren bölge, Selçuklu İmparatorluğunun zayıflaması ile birlikte, 14. yüzyılda Hamitoğulları, Tekelioğulları, Karamanoğulları, İlhanlılar, Kıbrıs Kralları ve Mısır Kölemenleri arasında el değiştirmiş ve Side'de bu devirlerde yerleşim olmamıştır. Side ve çevresi 1462 yılından itibaren Osmanlı Devletinin Karamanoğulları Beyliğini ortadan kaldırmasıyla birlikte tamamen Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Ne önceki Türk devletlerinin hükümdarlığı altında, ne de Osmanlılar döneminde Side'de oturulmadığından, Side Yarımadası üzerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler bulunmaz.

12. yüzyıldan itibaren tarihin zengin Akdeniz kenti Side'de 8 yüzyıl boyunca yerleşim olmamıştır. 1890'lı yıllarda, Sultan II. Abdül Hamid'in emri ile Side Antik Kentinin içine, Sultan'ın büyük oğlu Mehmet Selim efendi adına "Selimiye"nin ismiyle bir köy kurulmuş, 1897 yılında Yunan ayaklanmasının sıçradığı Girit'ten kaçan Müslüman göçmenler buraya yerleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulumdan sonra tarih 1947 yılını gösterdiğinde, Ordinaryüs Prof. Arif Müfit Mansel İstanbul Üniversitesi adına Side'de ilk arkeolojik kazıları başlatmıştır. Sideliler bunu büyük bir coşku ile karşılamış ve 1966 yılına kadar bu kazılarda çalışmışlardır.

İklim olarak Akdeniz'in tipik güneşli yazı görülmektedir. Yüzmek için Nisan- Kasım ayında su sıcaklığı 27Cº' dir.

Gezilip görülebilecek yerler arasında Side Müzesi, Antik Tiyatro, Apollon Tapınağı, Athena Tapınağı, Side Çarşı, Side Sahil Gezinti Yolu, Manavgat ve Alanya yerleşkeleri, Antalya İli, Köprülü Kanyon, Şelale, Oymapınar Barajı, Titreyengöl, Aspendos, Alaraha, Selge ve Seleukeia ilk akla gelen yerlerdendir.

Her mevsim taze ve farklı meyve ve yiyecekleri tatmanız, bolca resim çektirmeniz size inanılmaz anları hatıra olarak bırakacaktır.

 
 
 
 














.
  • risus

    RISUS

    .

Yükleniyor